<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel>
	<title>ALEMBEY</title>
	<link>http://alembey.azbuz.com</link>
	<description>ALEMBEY</description>
	<language>tr</language>
	<docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
	<lastBuildDate>22 Sep 2006 12:41:15 GMT</lastBuildDate> 
<image>
  <title>ALEMBEY</title> 
  <link>http://alembey.azbuz.com</link> 
  <url>http://s.azbuz.com/images/RSSlogo.gif</url> 
  <width>117</width> 
  <height>35</height>
  </image>
	
	
	
	<item>
	  <dc:creator>yesilceli52</dc:creator>
		<title>merhaba</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://alembey.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000007873650</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/78/73/5000000007873650.gif" align='right' border='0'> <p>sevgili dostum siteni gezdim&nbsp;&nbsp; anladımki sende bir ordu aşığısın&nbsp; bencede haklısın olmakta gercekten degerini bilene çok güzel bir şehir&nbsp; fakat fındıga bagımlı olmasada iş sahası olsa biraz süper olurdu bende bir ordulu olarak grur duyuyorum saygı ve sevgiyle kal hoş kal</p><p>..................yeşilceli52</p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>14 May 2008 18:02:44 GMT</pubDate>
		<guid>http://alembey.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000007873650</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>Alembeyli (Özgen  Ersoy)</dc:creator>
		<title>G&#214;RMEDEN D&#214;NMEY&#304;N</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://alembey.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000000184654</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><object width="425" height="350"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/Fq0tpO3-1ms"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/Fq0tpO3-1ms" type="application/x-shockwave-flash" width="600" height="350"></embed></object><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/1/84/5000000000184654.gif" align='right' border='0'> <p><font face="Verdana" size="2">GÖRMEDEN DÖNMEYİN </font></p><p><font size="2"><br><img src="http://www.bigglook.com/biggtravel/images/sehirler/dkaradeniz/ordu7.jpg" ><b>Paşa Konağı ev Etnografya Müzesi:</b>İldeki tescilli eserler arasında son derece zengin bir taş işçiliğinesahip olan Konak 1896 yılında yaptırılmıştır. 18 Kasım 1987 yılındaPaşaoğlu Konağı ve Etnografya Müzesi olarak hizmete açılmıştır.Üç katlıolan konak etnografik eserlerin sergilenmesi için düzenlenmiştir.Yöresel kadın ve erkek giysileri, silahlar, takılar, el yazması KuranıKerimler, eski yazı takımları vb. gibi eşyalar sergilenmektedir. İkincikat ise sofa, Paşa Nine odası, günlük oda, misafir odası, yatak odası,yüklük gibi düzenlemeler içinde 19.yy. konağının özelliğinitaşımaktadır.</font></p><div align="left"><p><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif" size="2">19.yysivil mimarimizin en güzel örneklerinden biri olan Paşaoğlu Konağı,zemin dahil olmak üç katlıdır. Zemin kata doğuda, birinci kata isekuzeyde ve batıda bulunan kapılarla giriş sağlamaktadır. Konak; birincive ikinci katı ayıran silme ile birlikte, binanın köşelerinde yer alankaideli ve başlıklı yarım sütunları, bitkisel motifli konsollarladesteklenen ve söve taşı ile çevrelenen üstü saçaklı pençeleriylezengin bir taş işçiliğini sergilemektedir.<br><br><b>Keyfalan Yaylası:</b>Ordu'nun güneyindeki Mesudiye ilçesine 114 Km., Mesudiye'den Keyfalanyaylasına 20 km.lik yolla ulaşılır. Yaylaya yaz aylarında dolmuşseferleri bulunmaktadır. <br><br><b>Kurul Kayası:</b>Eski Yerleşim Alanı, merkez ilçe Bayadı Köyü Kurul Kayası üzerinde yeralmaktadır. Bu alanda ana kayanın oyulması ile yapılmış bir sarnıç vesu yolu olduğu tahmin edilen basamaklarla aşağıya inen bir dehlizbulunmaktadır. Bunların yanı sıra bina kalıntıları ve değişik dönemlereait seramik parçaları yüzeyde görülmektedir. <br><br><b><img src="http://www.bigglook.com/biggtravel/images/sehirler/dkaradeniz/ordu6.jpg" >Atik İbrahim Paşa Cami:</b>Şehrin orta yerinde bulunduğu için halk tarafından Orta Cami olarakadlandırılmakta olup, 1800 yılında Atik İbrahim Paşa tarafındanyaptırılmıştır. Caminin ilk mihrabı, Selçuklu Mimarisi tarzındayapılmış ve uzun yıllar camide kalmışsa da 1340 yılında sökülerekbugünkü Selimiye Camisine yerleştirilmiştir. Aynıyıllarda ampir devrimimarisinde, yumuşak taşlarla o günün mimari anlayışı içerisinde zenginmotiflerle hazırlanan süslü mihrap konulmuştur. Caminin çift şerefelitek minaresi vardır.<br><br><b>Perşembe Yaylası: </b>Ordu'ya124 km. mesafededir. (Ordu - Fatsa 56 km., Fatsa-Aybastı 50 Km.,Aybastı - Perşembe yaylası 18 km.) Ulaşım asfalt yolla sağlanmaktadır.İlçeler arasında düzenli minibüs seferleri mevcut olup, ayrıca, Tokatili, Reşadiye ilçesi ve Aybastı'dan da dolmuşlarla yaylayaulaşılabilir. Önemli bir panayır yeri olan yaylada Karga Tepesi, eşineaz rastlanan manzaraya sahiptir. Yaylada; bakkal, manav, kasap, kırkahvesi, et lokantası ve PTT hizmetleri bulunmaktadır.<br></font><br><font face="Verdana" size="2"><img src="http://www.bigglook.com/biggtravel/images/sehirler/dkaradeniz/ordu10.jpg" ><b>O</b><b>rdu Müzesi:</b>Ordu il Merkezi - Selimiye Mahallesi'nde Taşocak Caddesi ile ErkoçakSokağı'nın kesiştiği köşede yükselen Paşaoğlu Konağı, 1896 yılındaPaşaoğlu Hüseyin Efendi tarafından yaptırılmıştır. Bahçesiyle birlikte625metrekare'lik bir alan üzerine inşa edilen konağın taşları Ünye'den,ahşap malzemesi Romanya'dan getirilmiş ve yapımı İstanbullu bir ustatarafından gerçekleştirilmiştir.</font></p><p><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif" size="2"><b>Yason Burnu: </b>Doğalve Arkeolojik Sit Alanı, Perşembe ilçesi Çaytepe Köyü sınırları içindeyer alan bu sit alanı, denize uzanan küçük bir yarımada şeklindedir.İkinci derece doğal ve arkeolojik sit alanı olarak korumaya alınmıştır.Bu alan üzerinde bir kilise, bahçe duvarı kalıntısı ile birlikte halenayaktadır. Bunun yanı sıra deniz kıyısı boyunca uzanan duvarkalıntılarından bazı kısımlar, antik liman ve balık üretme havuzlarıgünümüze kadar gelmiştir. <br><br><b>Cotyora (Bozukkale):</b>Ordu ilinin ilk kurulduğu yerdir. İl merkezine 2 km uzaklıkta, doğalbir liman görünümündedir.</font></p><p><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif" size="2"><b>Kurul Kaya:</b> Uzunisa bucağına bağlı Bayadı köyündeki antik yerleşme alanında, yer altı galerileri vardır.</font></p><p><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif" size="2"><b>Hamidiye Camii:</b>1891'de kaymakam Cordanzade Mir Mehmed Bey tarafından yaptırılmıştır.Duvarları taştan örülen cami, ahşap çatılıdır ve çift minarelidir.</font></p><p><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif" size="2"><b>Bolaman Kalesi:</b> Fatsa'ya bağlı Bolaman'dadır. Pontos Rumları tarafından yaptırıldığı sanılıyor. Kale içinde 200 yıl önce Hazindarlar tarafından yaptırılan ahşap bir konak vardır.</font></p><p><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif" size="2"><b>Yason Kilisesi:</b>Perşembe'nin 22 km batısında bir yarımadadadır. Mitolojiye göre, Argosadlı gemiyle altın postun peşine düşen ve Ordu kıyılarına çıkangemicilerden Yason adına yaptırılmıştır.</font></p><p><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif" size="2"><b>Gölköy Kalesi:</b>Gölköy - Aybastı yolu üzerindedir. Bizans döneminde yaptırıldığısanılıyor. 'Mana', 'Fataş' ve 'Tokyanus' adlarıyla da anılır.<br></font></p><p><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif" size="2" color="#ff0000"><b>Kaplıcalar ve İçmeler:</b></font></p><p><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif" size="2"><b>Sarmaşık Köyü Kaplıcası: </b>Fatsaİlçesi, Sarmaşık Köyü'ndedir. Bolman Çayı'na yakın olması nedeni ileBolaman Kaplıcası olarak ta anılır. Fatsa'ya 13 km. uzaklıktadır.Ordu'ya uzaklığı ise 50 km.dir. Su sıcaklığı 48 derecedir. Sularısodyum sülfatlı, bromürlüdür. Mide, bağırsak, cilt ve şekerhastalıklarına faydalıdır.</font></p><p><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif" size="2"><b>Şıhman İçmesi: </b>Orduİli'ne bağlı, Şıhman Köyü yakınındadır. Suyu, bol miktarda CO2 gazıiçerir. İçimi hoş, doğal bir sodadır. Çevre halkı bu suya büyük ilgigösterir. Su sıcaklığı 13 derecedir. Sindirim ve idrar yollarıhastalıklarına faydalıdır.</font></p><p><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif" size="2"><b>Eşemen İçmeleri :</b> Akkuş İlçesi'ndedir. Böbrek, karaciğer, mide ve bağırsak hastalıklarına iyi gelir.</font></p><p><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif" size="2"><b>Çemik Kaynağı:</b> Gölköy İlçesi'ndedir. Romatizma, deri ve kadın hastalıklarında faydalıdır.</font></p><p><span style="FONT-SIZE: 16pt; COLOR: white">KURUL KAYASI</span></p><p><span>Kurul Kayası Yerleşmesi: <br>İlimiz merkezine 20 km mesafedeki Bayadı Köyü sınırları içersinde sivribir kaya üzerinde antik bir yerleşme alanıdır. Yeraltı galerileribulunmaktadır. Karadeniz Bölgesinde sık rastlanmayan örnekleresahiptir. Tepenin üzerinde yapılan define kazıları sırasında 2 metrekalınlığındaki duvar kalıntıları bulunmuş olup, duvar örgüsü keramikparçaları ve pişmiş toprak çatı kiremitleri yoğun olarak İ.Ö. I. IV yy.da yerleşim gördüğünü kanıtlar niteliktedir <br></span><br><span style="FONT-SIZE: 16pt; COLOR: white"></span></p></div> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>30 Sep 2006 22:33:14 GMT</pubDate>
		<guid>http://alembey.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000000184654</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>Alembeyli (Özgen  Ersoy)</dc:creator>
		<title>Y&#246;resel Yemekler</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://alembey.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000000184466</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <span><span style="COLOR: blue">PANCAR DİBLESİ:</span><br><br><span style="COLOR: brown">Malzeme: </span><br>2 bağ pancar<br>4 baş orta büyüklükte soğan <br>1 su bardağı pirinç (veya bulgur) <br>Zeytinyağı <br>Tuz <br>Karabiber<br><img src="http://www.cotyora.net/forum/files/yemek/pancardiblesi.jpg" ><br><br><span style="COLOR: indigo">Yapılışı :</span> Pancar temizlenipyıkanır. İnce ince kıyılır. Kaynamış suyun içine rengi kararmasın diyehemen tuz ilâve edilir. Pancar kaynayan suya atılır. Bir taşımkaynadıktan sonra pirinç konulur. Pancar ve pirinç birlikteyumuşayıncaya kadar kaynatılır. Ocaktan alınarak süzülür.Topraklanmaması için devamlı karıştırılır. Soğumaya bırakılır. Diğertaraftan, arzuya göre zeytinyağı veya tereyağı tencereye konulur.İncecik doğranmış bol soğanla hafif pembeleşinceye kadar kavrulur.Haşlanan pancarlar acı biber de ilâve edilerek karıştıra karıştırapişirilir.<br><br><br></span><span><span style="COLOR: blue">SAKARCA KAYGANASI</span><br><br><span style="COLOR: brown">Malzeme:</span> <br><img src="http://www.cotyora.net/forum/files/yemek/sakarca.gif" ><br>Sakarca (3 bağ) <br>Yumurta (1 adet) <br>Tuz 1yemek kaşığı (20 gram)<br>Mısır Unu 4 yemek kaşığı (100 gram) <br>Sıvıyağ ½ çay bardağı (100 gram)<br><br><span style="COLOR: indigo">Yapılışı:</span><br>Sakarcalar temizlenip, yıkanır. Kaynayan tuzlu suda soğan kısımlarıyumuşayıncaya kadar haşlanır. Suyu süzdürülür. Sonra ince incedoğranır. İçine yumurta, mısır unu gerekirse bir tutam tuz ilaveedilip, karıştırılır. Teflon tavada sıvıyağ ile alt üst edilerekkaygana şeklinde kızartılır. Sıcak dilimlenip servis edilir.</span><br><br><span><span style="COLOR: blue">ISIRGAN ÇORBASI:</span><br><br><img src="http://www.cotyora.net/forum/files/yemek/isirgan.gif" ><br><span style="COLOR: brown">Malzeme:</span><br>Isırgan (Yeşil taze ısırgan ½ kg.) <br>Kuru Soğan (1 adet) <br>Yaş veya Kuru Nane (1 tutam) <br>Kuru veya Yeşil Sarımsak (3 diş) <br>Tereyağ (1 çorba kaşığı) <br>Mısır Unu (Taze 2-3 çorba kaşığı) <br>Salça (Domates 2 çorba kaşığı)<br>Bulgur veya Pirinç (½ su bardağı) <br>Yeşil Pırasa Yaprağı (1 tutam) <br>Pezik (1 tutam) <br>Su (Miktarı çorba kıvamı) <br>Acı biber (2 adet)<br><br><br><span style="COLOR: indigo">Yapılışı :</span> <br>Isırgan, pezik, pırasa, ince ince doğranıp, kaynayan suya eklenir. 2adet ı kırmızı biber konulur. Iyice kaynayınca un ilave edilir vesarımsak eklenir. İnmesine yakın nanesini doğra. Piştikten sonra, inceince doğranmış sarımsak ve soğan, tereyağında, salça ile birliktekızdırılır. Bu sos çorbanın içine dükülüp, bir taşım daha kaynatılıpocaktan alınır.</span><br><br><span><br></span><span><span style="COLOR: blue">HAMSİLİ PİLAV</span><br><img src="http://www.cotyora.net/forum/files/yemek/hamsilipilav.jpg" ><br><span style="COLOR: brown">Malzeme:</span><br>½ kilo kılçığı ayıklanmış hamsi,<br>2 baş soğan,<br>1 paket margarin,<br>4,5 su bardağı pirinç,<br>3 - 4 yemek kaşığı dolma fıstığı,<br>2 yemek kaşığı kuş üzümü,<br>4 su bardağı su,<br>Tuz.<br><br><span style="COLOR: indigo">Yapılışı:</span><br>1) Dolma fıstığını yağda kavurun. Kus uzumu ilave edin. Soğanları incedoğradıktan sonra yağda kavurun. 4 bardak suyu ilave edin.<br>2) Su kaynadıktan sonra pirinci ilave edin. Pirinç piştikten sonrabir tepsiye bir kat hamsi dizin. Tepsiye dizdiğiniz hamsilerin üzerinepişirdiğiniz pilavı yayın.<br>3) Pilavın üzerine bir kat daha hamsi dizdikten sonra fırında pişirin. Hamsiler kızardıktan sonra fırından alin. Servis yapın.</span><br><br><span><br></span><br><span><span style="COLOR: blue">PANCAR(KARA LAHANA)ÇORBASI:</span><br><br><img src="http://www.cotyora.net/forum/files/yemek/pancarcorbasi.gif" ><br><span style="COLOR: brown">Malzeme:</span> 1 bağ pancar 1 baş soğan 1 tane acı biber 2 kaşık yağ Yeterli kadar tuz<br><br><span style="COLOR: indigo">Yapılışı:</span>Pancar temizlenipyıkanır.İnce ince doğranır. Bir tencerede yağ eritilir. İncecikdoğranmış soğanlar bu yağda pembeleşinceye kadar kavrulur. Üzerinemalzemenin miktarına göre su ilave edilir. Pancarın yeşil renginikoruması için kaynayan suya önce tuz atılır.Sonra doğranmış pancar ileönceden haşlanmış fasulye katılır. (Fasulye yerine mevsimine göre veailenin ekonomik durumuna göre posul,mısır yarması,bulgur,pirinçtekatılabilir.) Birlikte epeyce kaynadıktan sonra elenmiş mısır unu birelle kaynayan yemeğin içine azar azar dökülür. Diğer elle tahta kaşıklatopraklanmaması için devamlı karıştırılır. Yemek ocaktan indirilmeyeyakın bir parça biber ilave edilir. Arzuya göre iç yağı bir tavadayakılarak yemeğin üzerine gezdirilir. Daha sonra servis yapılır.<br><br><br><br></span><span><span style="COLOR: blue">MISIR ÇORBASI:</span><br><img src="http://www.cotyora.net/forum/files/yemek/misircorbasi.jpg" ><br><span style="COLOR: brown">Malzeme:</span> 1 kg kırma beyaz mısır 1 litre ayran 1 çorba kaşığı nane 1 su bardağı kuru fasulye<br><br><span style="COLOR: indigo">Yapılışı: </span>Akşamdan suya bırakılankırma mısır ve fasulye sabahleyin haşlanır.Bir tenceye su konularakkaynatılır.Hazırlanan malzemeler kaynayan suya katılır.Piştikten sonradinlemeye bırakılır.Ayrı bir kapta hazırlanan ayranın içine pişmişkırma mısır ve fasulye karışımı konulur.Servis yapılacağı sırada yağeritilerek yemeğin üzerine dökülür.Nane ve tuz ilave edilir.</span><br><br><br><span><br></span><br><br><span><span style="COLOR: blue">KABAK ÇORBASI:</span><br><span style="COLOR: brown">Malzemeler:</span> 1 limon 500 gr kabak 1soğan 50 gr margarin Yarım litre et suyu 400 ml tam yağlı süt TuzKarabiber Bir miktar tarçın 3 dilim tost ekmeği<br><img src="http://www.cotyora.net/forum/files/yemek/kabakcorbasi.jpg" ><br><br><span style="COLOR: indigo">Yapılışı:</span> Kabağın kabuklarını soyupçekirdekli kısımlarını temizleyin ve 1 cm'lik parçalar halindedoğrayın. Soğanı da soyup ince ince doğrayın.Yağı eritin. Soğanıkavurun. Kabağı ilave edin ve karıştırarak kavurmaya devam edin.Kabaklı karışıma et suyunu ilave edin. Üstü kapalı olarak 10 - 12dakika kadar pişirin. <br>Bu karışımdan 3 çorba kaşığı alıp bir kenarda bekletin. Geri kalanınıpüre haline getirin.Çorbaya tam yağlı sütü, tuz, karabiber ve tarçınıilave edin. Çorbayı bir süzgeçten geçirin. Ardından tekrar ısıtın.Tostekmeğini doğrayın ve teflon tavada yağsız kavurup kıtır haline getirin.<br>Çorbayı kabak ve kıtırlarla servis yapın. Arzu ederseniz nane ile süsleyin.</span><br><br><span><br><br></span><span><span style="COLOR: blue">MISIR EKMEĞİ:</span><br><br>Yöresel yiyeceklerin temelinde genellikle mısır ve mısır unubulunmaktadır. Bunun böyle olması da tabiidir. Eskiden ambarda mısıroldu mu korkacak bir şey yoktu. Evde her zaman ekmek varsa yiyecek devar demekti. <br><img src="http://www.cotyora.net/forum/files/yemek/misirekmegi.jpg" ><br>Mısır ekmeği pişirmenin iki safhası bulunmaktadır. Bir; ekmeğinpişirileceği plekiyi bu işe hazırlamak, ikincisi de ekmek hamurunuyoğurmak. Plekiler üç kiloluktan altı kiloluğa kadar küçükten büyüğedoğru sıralanır. Diyelim ki üç kiloluk plekide ekmek yapmaya kararverdik: Tok bir ateş yakar, ateşin iki yanına demir ayakları koyarız,plekiyi ağzı aşağı olarak bu demirlerin üzerine yerleştiririz.<br>Ateş plekiyi iyice kızdırırken bol köz ve kül de bırakır. Buarada ekmek hamurunu sıcak su ile yoğurmak için yanan ateşin kenarınabir güğüm su konur. Pleki ateşin üzerinde pişedursun, biz diğer yandanekmek hamurunu hazırlarız. En eskilerde ekmek teknesi ağaçtandı veçekme olarak yapılırdı. Ambardan üç kiloluk un alarak ekmek teknesineelekleriz. Tuz kalın olduğundan bir kapa konur ve sıcak su iletemizlendikten sonra eritilerek teknedeki unun ortasına dökülür, yeterikadar da el yakan sıcak su ilâve edilir ve hamur iyice yoğrulur.<br>Bu arada sıcak su eli yakar ve hamur parmaklara yapışır. Bununiçin hamuru yoğuran kadın, yanında bir sahanla bir miktar soğuk su alırve zaman zaman elini bu soğuk suya batırarak ve parmaklardantemizliyerek işini tamamlar. <br>Yoğurma işi bitince hamur yuvarlak hale getirilir ve tekneye konan birtutam un üzerine gezdirilir. Bu unlar hamurun plekiye yapışmasınıönler. Ekmek hamuruna bir miktar şeker, bir miktar ballı lobya unu, birmiktar zeytinyağı koymak ekmeğe tad verir. Süt ve yumurta da konabilir.<br>Hamur tarif edildiği gibi yoğrulduktan sonra sıra pişirmeyegelmiştir. Şimdi de ekmeğin pişirilmesini görelim. Pleki, iyicepiştiğine emin olunduktan sonra (Pişmiş plekinin üzerine bırakılan birdamla su hemen buharlaşır). Bir kukari ve bir parça paçavra yardımıylaateşin üzerinden alınır ve yana çekilir. Hazırlanan hamur sıcak olanplekiye yerleştirilir ve çevirme ekmek yapılacaksa pleki paçavra iledinlendirilir, içindeki hamur elin ayasına alınarak plekiye ters konur.Böylece yapışmayı önleyen un da görevini yapmıştır.<br>Ateşteki közler ve küller kenara çekilerek pleki, alttan dakızmış olan ocak taşının üzerine sürülür ve üzeri bir saclakapatılarak, sac üzerine hafif bir ateş yakılır. Artan küller veközlerle plekinin çevresi çepeçevre sarılır. Böylece plekideki ekmekalttan, üstten ve yanlardan yavaş yavaş pişer. Üstten kızarmışsa pişmişdemektir. İyi bir usta, ateşi ustalıkla yakarak olduğu gibi bırakır veekmeğin pişip pişmediğini kontrol etmeye gerek görmez. Sıcak ekmek,tereyağı ve minci ile katık edilince bir hoş olur. Açlığı fevkalâdegiderir ve başka bir şey istemez.</span><br><br><span><br></span><br><br><span><span style="COLOR: blue">NEMÜSLÜ BÖREK:</span><br><br><span style="COLOR: brown">Malzeme:</span> <br>Hamur İçin :<br>Yarım kg Un<br>1 Yumurta<br>Aldığı kadar Su<br>Kızartmak için Sıvı Yağ<br>1 tutam Tuz.<br>İç Malzeme :<br>Yarım demet Pezik (Pazı)<br>1 çay fincanı Pirinç<br>Yarım bağ Mendek Otu (Baldıran)<br>Yarım kahve fincanı Sıvı Yağ<br>1 Soğan<br>Tuz - Kırmızı Tozbiber.<br><br><img src="http://www.cotyora.net/forum/files/yemek/nemusluborek.jpg" ><br><span style="COLOR: indigo">Yapılışı:</span><br>Unu tuzla harmanlayıp, hamur yoğurma<br>kabına alın. 1 yumurta ve aldığı kadar su<br>ekleyip, kulak memesi kıvamında bir<br>hamur yoğurun. Pazı ve mendek (baldıran)<br>otunu temizleyip, bol suyla yıkayın ve kıyın.<br>Büyük bir tencerede kaynar su hazırlayın.<br>Pirinci ilâve edin. Pirinç biraz<br>yumuşayınca yeşillikleri ekleyin.<br><br>Pazının sap kısımları yumuşayıp,<br>ezilmeye başlayınca süzgece alıp süzün.<br>Elinizle iyice sıkarak bir tabağa alın.<br>Soğanı soyup, küp şeklinde doğrayın.<br>Sıvı yağı tavada kızdırıp, soğanı kavurun.<br>Tuz ve kırmızı biber ekleyip, tavayı<br>ocaktan alın. Soğanı yeşilliğe ilâve<br>edip, iyice harmanlayın. Hamurdan,<br>cevizden daha büyük parçalar<br>koparıp, elinizde yuvarlayın. Her bir bezeyi<br>açıp, hamurun yarısına gelecek şekilde<br>iç malzemeyi paylaştırın. Hamurun boş<br>kısmını üzerine kapatıp, kenarlarından bastırın.<br>Sıvı yağda kızartıp sıcak olarak servis yapın.<br>PANCAR SARMASI<br><span><span style="COLOR: brown">Malzemeler:</span><br><img src="http://www.cotyora.net/forum/files/yemek/pancarsarmasi.jpg" ><br>3 bağ Pancar (Kara Lâhana)<br>500 g çekinti Mısır<br>2 Soğan - 30 g Tereyağı<br>1 kahve fincanı Sıvı Yağ<br>Yarım demet Maydanoz<br>2 çorba kaşığı Biber Salçası<br>1 kâse Sarımsaklı Yoğurt<br>Tuz - Kırmızı Tozbiber<br><br><span style="COLOR: indigo">Yapılışı:</span><br>Çekinti mısırın üzerine çıkacak kadar su ve tuz<br>ekleyip koyulaşıncaya kadar pişirin. Soğanları<br>soyup, küp şeklinde doğrayın. Tereyağını eritip,<br>soğanı kavurun. Kırımızıbiber ve tuz ilâve edip,<br>karıştırın. Sosu ve kıyılmış maydanozu<br>mısıra ekleyip karıştırın.<br>Pancarların sap kısımlarını kesip haşlayın<br>ve süzün. Damarlı kısımlarından ikiye kesin. Her<br>bir parçasına birer kaşık iç malzeme ekleyip,<br>üçgen şeklinde sarın ve tencereye yerleştirin.<br>Salçayı suyla ezin. Sıvıyağ ekleyip karıştırın ve<br>sosu yemeğin üzerine gezdirerek dökün. Biraz su<br>ekleyip kapağı kapalı şekilde pişirin. Sarımsaklı<br>yoğurtla birlikte sıcak olarak servis yapın.<br><br>*Çekinti mısır, değirmende az dövülmüş kırık<br>mısıra verilen ad. Arzuya göre yemeğe bir parça<br>kemik ya da kemik suyu ilâve edebilirsiniz.<br><br><br></span><br><br><br></span><span><br></span><br><br><span><br></span> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>30 Sep 2006 20:40:07 GMT</pubDate>
		<guid>http://alembey.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000000184466</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>Alembeyli (Özgen  Ersoy)</dc:creator>
		<title>ALEMBEY</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://alembey.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000000165874</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><object width="425" height="350"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/Fq0tpO3-1ms"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/Fq0tpO3-1ms" type="application/x-shockwave-flash" width="600" height="350"></embed></object><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/1/65/5000000000165874.gif" align='right' border='0'> <p>Alembey köyü Ordu iline 6 km. uzaklıkta olup çevresinde Bayadı,Eyüplü,Hatipli,Yıldızlı köyleri bulunmaktadır.Köyümüzün yolları asfalt olup hergün düzenli olarak dolmuş seferleri yapılmaktadır.Köy muhtarı Mustafa ÖZTÜRK'tür. Alembey köyü 60(altmış) hane olup yaklaşık olarak 450 kişi yaşamaktadır,yazın özellikle ağustos ayında nüfus 1000 kişiye yaklaşmaktadır.Köyde üretim olarak fındık yetişmektedir.Çoğu insanlarımızda tarlalarında kendi ihtiyaçlarını giderecek şekilde mısır,pancar,fasulye,domates,salatalık vb. ürünler yetiştirmektedirler.</p><br><p></p><p><img src="http://resim.yerelnet.org.tr/resimler/u_1.gif" ><font color="#008000">Muhtarlık Erişim Bilgileri:<br></font><font color="#009d9d"><b>Telefon:</b></font><br></p><p>0 (452) 214 50 22</p><p><font color="#009d9d"><b>Cep Telefonu:</b></font><br></p><p>0 (533) 730 21 05</p><p>&nbsp;</p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>22 Sep 2006 13:08:49 GMT</pubDate>
		<guid>http://alembey.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000000165874</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>Alembeyli (Özgen  Ersoy)</dc:creator>
		<title>Karadeniz F&#305;kralar&#305;</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://alembey.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000000184396</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/1/84/5000000000184396.gif" align='right' border='0'>            ADAMI GÖZÜMÜN ÖNÜNE GETİRİRİM <br>           Arkadaşı Karadenizliye sormuş: <br>           -Yalnızken kendi kendine konuşma huyun var mıdır? <br>           -Ben kendi kendime konumam, demiş karadenizli.Adamı gözümün önüne            getiririm, öyle konuşurum. <br>           <br>           <br>           <br>           AĞAÇLARADAN GÖREMİYORUM <br>           Temelle Dursun ormanda yürüyorlar.Bir ara Temel Dursuna sesleniyor :           <br>           -Dursun ormanın güzelliğine bak. <br>           Dursun: <br>           -Ağaçlardan göremiyorumki.<br>           <br>           <br>           <br>           AKŞAM SERİNLİĞİNDE <br>           Bir mecliste konuşulurken, <br>           Amerikalı : <br>           -Biz Mars'a gideceğiz, demiş. <br>           Alman : <br>           -Biz yakıtsız giden otomobil üreteceğiz, demiş. <br>           Fransız : <br>           -Atom bombasını etkisiz hale getirecek projelerimiz var, demiş. <br>           Bizim Karadenizli de onlardan geri kalmamak için : <br>           -Biz de güneşe gideceğiz, demiş. <br>           -Güneşe gidemezsiniz, demişler. Güneş yakar. <br>           Karadenizli gülümsemiş : <br>           -O kadar da enayi değiliz, tabi, demiş. Akşam serinliğinde gideceğiz.           <br>           <br>           <br>           <br>           ALERJİ <br>           Temel, Cemal'e : <br>           -Fadime'nin kürke alerjisi var. <br>           -Nerden pileysun? <br>           -Ne zaman kürk giymiş pi avrat cörse hastalanayı. <br>           <br>           <br>           <br>           <br>           ANLAMLI ANLAMLI <br>           Karadenizlinin biri hemşerisine anlatıyor : <br>           -Dün belediye otobüsüne bindim; yan koltuktaki adam bilet almamışım            gibi bana anlamlı anlamlı baktı. <br>           -Sen ne yaptın? <br>           -Bende bilet almışım gibi anlamlı anlamlı ona baktım. <br>           <br>           <br>           <br>           <br>           ARABAM DIŞARIDA <br>           Temel kırtasiye'ye girmiş, tezgahtara : <br>           -Pana pir roman lazum, demiş. <br>           Kırtasiye tezgahtarı sormuş : <br>           -Efendim agır mı olsun hafif mi? <br>           Temel : <br>           -Farketmez, nasul olsa arabam dısarudadur.<br>           <br>           <br>           <br>           ARABASINI SATMIŞ <br>           Temel'e rüyasında Allah yürü ya kulum demiş. Temel'de arabasını            satmış.<br>           <br>           <br>           <br>           ARİTMETİK <br>           Aritmetik öğretmeni Temel öğrencilerinden şikayet ediyormuş : <br>           -Derste peş kere peş kaç ediy, diye sorayrum, kırk cevapı alayrum.Halbuki            peş kere peş yirmi peş, pilemedun otuz<br>           <br>           <br>           <br>           ARKADAŞIN OLDUĞUM İÇİN Mİ? <br>           Adamın biri karadenizli arkadaşına "eşek" demiş. <br>           Karadenizli sormuş : <br>           -Eşek olduğum için mi arkadaşınım; yoksa arkadaşın olduğum için mi            eşeğim? <br>           <br>           <br>           <br>           ASANSÖR <br>           Temel kapıcı, çalıştığı on katlı binanın asansörü bozulunca bir kağıt            asıyor, üstünde şu yazılar var : <br>           "Asansör pozuk, en yakın asansör yüz metre ileride, yandaki pinadadur"<br>           <br>           <br>           <br>           ASLAN <br>           Temel hayvanat bahçesinde gezerken açık bulduğu bir kafesten içeri            dalmış. <br>           -Hoop, dur ne yapıyorsun, orası aslan kafesi, diye            bağırışmışlar.Temel geri dönmüş, <br>           -Sankim aslanınızı yedük, demiş.<br>           <br>           <br>           <br>           ASMAK <br>           Dursun evinden çıktığında birde bakar ki komşusu Temel kendini            belinden ağaca asmış halde duruyor.Hemen gidip ipi ağaçtan            çözer.Komşusunu ağaçtan indirdikten sonra merakla sorar : <br>           -Ha sen ne yapayudun öyle? <br>           -Hiç kendimi asaydum... <br>           -Ha uşağum, penum pildiğum insan poynundan asılayi. <br>           Temel üzgün ve çaresiz bir halde komşusu Dursun'a baktıktan sonra            cevap verir : <br>           -Ben de öyle yapmişudum.Ama ipu poynima pağladığum zaman bi türlü            nefes alamayrum.<br>           <br>           <br>           <br>           AŞAĞISI BİR İŞ DÜŞÜNÜYOR <br>           Karadanizliye sormuşlar : <br>           -Neden baştaki saç ağarıyor da, aşağıdaki ağarmıyor? <br>           -Aşağısı bir iş düşünüyor, yukarısı bin iş düşünüyorda ondan, demiş            Karadenizli.<br>           <br>           <br>           <br>           ATALARIMIZ TELSİZ TELEFON KULLANMIŞLAR!!! <br>           Temel bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet            edilir.Amerikalılar anlatmaya başlar : <br>           -Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon            kabloları bulduk.Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon            kullanmışlardır. <br>           Sıra Türkiyeye gelir ve Temel başlar anlatmaya: <br>           -Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre aşağı indik ama birşey            bulamadık.Öyleyse atalarımız telsiz telefon kullanmışlardır.<br>           <br>           <br>           <br>           AT YARIŞI <br>           At yarışına merak saran Temel bir gün hipordroma gider. Yalnız önünde            delicesine bir o yana bir bu yana koşan atlara akıl erdiremez ve            dayanamayarak yanındakine sorar. <br>           -Hah hemşerim bu atlar ne deli gibi koşup duruyor. <br>           Adam da : <br>           -1. olana ikramiye var da ondan, der. <br>           Temel de cevap vererek : <br>           -Hah 1. olana para varda ötekiler niye koşup duruyor. <br>           <br>           <br>           <br>           <br>           ATTA GİDECEĞİZ <br>           Azrail Temel'in canını almak için gelmişti. Temel hemen bir çare            buldu. İsaret parmağını ağzına sokup, ağuk guğuk sesleri de çıkararak            bebek taklıdı yaptı. Azrail durumu anlamış ve Temel'in oyununu            bozmamış, gitmiş. Ertesi ve daha ertesi günü Temel yine aynı numarayı            yapmış ve kurtulmuş. Hatta daha ileri giderek kendisine birde emzik            bile almış. Azrail yine gelmiş, Temel hemen yerde emeklemeye baslamış.            Azrail Temel'e : <br>           -Temel gel attaaaa gideceğiz. <br>           <br>           <br>           <br>           <br>           AYAĞIMI DENİZE SOKUP <br>           Temel her gün köyden evine gidince paçaları ıslak gidiyormuş. Bir gün            köylünün biri sormuş : <br>           -Ya Temel neden senin paçaların hep ıslak? <br>           Temel akıllı ya : <br>           -Deniz kenarına gittiğim zaman bir sigara içiyorum sonra bu sigarayı            denize atıyorum. Ondan sonra söndüğünden emin olmak için ayağımı            denize sokup tekrar söndürüyorum. <br>           <br>           <br>           <br>           <br>           AYAKKABI <br>           Temel işe girmek için sözlü sınava giriyor.Çok heyecanlı, bir önceki            adaya soruyor : <br>           -Ne sorayiler? <br>           -Ayakkabı. <br>           Temel'in sırası geliyor, bilsin diye kolay soruyorlar : <br>           -Dört ayaklıdır, miyav miyav der. <br>           Temel soruyor : <br>           -Bağcıkli midur? <br>           <br>           <br>           <br>           <br>           AYNI YAŞTA TEĞİL MİDUR? <br>           Temel yaşlanmış ve sol ayağı devamlı ağrımaya başlamıştır. Ağrılara            dayanamayan Temel günün birinde doktora gitmiş : <br>           -Eyi çünler toktor pey. <br>           -Buyrun size nasıl yardımcı olabilirim. <br>           -Pir şiçayetum vardur. <br>           -Anlatın sizi dinliyorum. <br>           -Haçan pubenim sol ayağım tevamli olarak ağrımaktadır. <br>           Temeli kısa bir süre inceleyen doktor teşhisini koyar. <br>           -Efendim sizin sorununuz yaşlılıktan meydana gelmektedir. Yani            ayağınızda romatizma vardır. Doktorun bu teşhisini duyan Temel : <br>           -Ula toktor pey madem öyle diyeysunuz ama penum sağ ayağım hiç            ağrımıyor o da öbür ayağımla aynı yaşta teğil midur.????? <br>           <br>           <br>           <br>           <br>           BANA GÜVENMEYİN <br>           Gazetede şöyle bir ilan çıkmış : "Bir müdür aranıyor.Yüksek tahsilli,            İngilizce ve Fransızca bilen, askerliğini yapmış, 30 yaşından gün            almamış, boyu 1.85'den yukarı ve bekar olması gerekir... <br>           Temel başvurmuş : <br>           -Ben demiş, yüksek tahsil şöyle dursun ilk mektebi bile zor biturdum.İnciluzce            de Firansizca da bilmeyrum.Yaşım 45'den yukarı, boyum 1.67... <br>           -Eeee, demişler.Ne demek istiyorsun? <br>           Temel gayet ciddi : <br>           -Bu ilanı verduğunuz müdürlük işi var ya, ha bu iş için bana            güvenmiyesunuz demeye geldim... <br>           <br>           <br>           <br>           <br>           BAŞLARINA BİRŞEY GELMİŞ Mİ? <br>           Temel askerdeymiş. Teröristlerin köprünün altına gelip pusu            kuracakları haberini almışlar. Temelin bölüğüde teröristlere            operasyon düzenlemek için köprüde pusuya yatmışlar. Bir saat olmuş            gelen giden yok, iki saat olmuş yok, beş saat olmuş yok. Temel            komutanın yanına giderek : <br>           -Komutanım gidip bakıyım başlarına birşey gelmiş olmasın, demiş. <br>           <br>           <br>           <br>           <br>           BENDE BAŞARILI BİR ERKEĞİM <br>           Karadeniz'in erkekleri köy ve kasabalarda genelde önden giderler.            Hanımları da bir kaç adım geriden onları takip ederdi. Trabzon'a            gelen Musa Ağacık (Star Gazetesi köşe yazarlarından) önden giden            adamı görünce dayanamaz durdurarak sorar : <br>           -Beyefendi, sana demokrasi ve hak adına bir soru soracağım. <br>           -Buyur sor? <br>           -Şu geriden gelen teyze hanımınız mı? <br>           -Evet, ne olmuş? <br>           -Demokrasi ve hak adına sen bu vaziyetten utanmıyor musun? Sen önde            hanımın arkada. <br>           -Niye utanayım ki? Her başarılı erkeğin arkasında bir hanım yok            mudur? <br>           -Vaaar! <br>           -Eeee!Bende başarılı bir erkeğim. <br>           <br>           <br>           <br>           <br>           BENDE TUTULDUM <br>           Doktor Temel hastasına sorar : <br>           -Verdiğim ilaçlar iyi geldi mu? <br>           Hasta : <br>           -Neden sordun? <br>           Temel : <br>           -Aynı hastaluğa pende tutildum da ondan. <br>           <br>           <br>           <br>           <br>           BEN GERİ DÖNÜYORUM <br>           Temel'e Dursun Karadeniz sahilinde oturuyorlarmış Temel Dursuna demiş            ki : <br>           -Gel beraber Amerika'ya yüzelim. <br>           İki kafadar Karadeniz'den başlamışlar yüzmeye. Fıkra bu ya Amerika'ya            yaklaşmışlar özgürlük anıtını görmüşler tam bu sırada bizim Temel :           <br>           -Dursun ben kesildum geri doneyrum, demiş. <br>           <br>           <br>           <br>           <br>           BENİM ABİ DEVAM ET <br>           Adamın biri yeni BMW siyle havalı havalı dolaşıyormuş. Kırmızı ışıkta            durmuş. Bir kaç saniye sonra kamyon arkadan SHRANKKKKKK diye vurmuş.            Adam dısarı çıkıp bakınca kamyondan Temel inmiş ve başlamış            yalvarmaya : <br>           -Abi etme eyleme ben bu üç kuruş maaşla bu arabanın aynasını alamam            beni bağışla. Sen büyüksün abi yaptık bi eşşeklik bağışla abi beni.           <br>           Adam acımış Temel'e.Tam arabayı tamire götürürken yine bir kırmızı            ışıkta durmuş. Yine arkadan kamyon geçirmiş buna. Sinirli sinirli            çıkmış adam tekrar. Bi bakmış yine Temel! <br>           Camdan bağırmış : <br>           -Benim abi ben, devam et! <br>           <br>           <br>           <br>           <br>           BEN ZATEN 8 FOTOĞRAF MAKİNESİ GETİRMİŞTİM <br>           Temel'in vesikalık fotoğraf çektirmesi gerekir.Arkadaşı Dursun            Temel'e : <br>           -Sen şuraya bir çukur kaz ben fotoğraf makinesini alıp geliyorum,            demiş.Bir süre sonra Dursun gelmiş bir de bakmış ki Temel 8 adet            çukur kazmış.Dursun şaşırmış. <br>           -Niye 8 tane çukur kazdın deyince. <br>           Temel : <br>           -8 adet fotoğraf çekmeyecekmiyiz.İşte onun için demiş. <br>           Dursun ise : <br>           -Hiç gerek yoktu.Ben zaten 8 tane fotoğraf makinesi getirmiştim,            demiş. <br>           <br>           <br>           <br>           <br>           <br>           <br>           BEYAZ AT BENİM <br>           Temel ile Dursun iki tane at almışlar. Fakat devamlı            karıştırıyorlarmış. Hangisi kimin atı belli değil. O yüzden Temel'in            aklına parlak bir fikir gelmiş ve atın bir tanesinin kuyruğunu            kesmiş. Dursun'un ona inat o da diğer atın kuyruğunu kesmiş. Temel bu            sefer atın bir tanesine boya ile işaret koymus. Dursun'da ona inat            aynı yere aynı boya ile diğer ata işaret koymuş. Bakmış ki böyle de            olmuyor. Temel Dursun'a : <br>           -Ha Tursun bak bu böyle olmayacak Beyaz at benimki, siyah at da            seninki olsun, demiş. <br>           <br>           <br>           <br>           <br>           BIYIK <br>           Lazistan'ı gezmekte olan turist : <br>           -Allah Allah, burada herkesin bıyığı var, demiş. <br>           Temel, burnuna dikkat çekerek : <br>           -Piz önemli ve değerli şeylerin altini çizeruz. <br>           <br>           <br>           <br>           <br>           BİR KUZUDA EVDE <br>           Bir inşaata amele alınacaktır. Alınacak elemanları kalfa Cemal'in            seçmesi istenir. Adaylar kalabalıktır. Bu durumda Cemal sınav yapmaya            karar verir. <br>           -Pize 1 kisi lazımdur. Pu nedenle sizu imtihan edeceğum. Bir ara gözü            Temel'e ilişir. Burnundan tanımıştır. Hemşehrisini işe almak ister.            Önce Temeli sınava alır ve sorar. <br>           -Hemşerum söyle baa bakalum.. Sana 3 kuzu verdum, sonra 2 kuzu daha            verdum kaç kuzu oldi? <br>           -6 tane oldi. Cemal biraz bozulur ama çaktırmaz. <br>           -Tabi bu soru biraz zor oldu piraz taha kolayini sorayum. <br>           -Sana 2 kuzu verdum, sonra 1 tane taha verdum kaç kuzi oldi ? <br>           -Tört kuzi oldi. Cemal sinirlenir, Ama hemsehrisinide işe almak            ister. <br>           -Peçi 1 kuzi verdim, sonra bir kuzi taha verdum kaç etti ? <br>           -Üç etti. Bunun üzerine Cemal iki tokat çakar ve tekrar sorar. <br>           -Pir kuzi verdum, kaç kuzin oldi? <br>           -İçi tane. Cemal iyice sinirlenir ve Temeli iyice döver. <br>           -Ulan hemşeru teyup işe almak istedum, sende tam salakmişsun. Ula            sağa pir kuzi vermişsem pir kuzin olur anladun mi? <br>           -Olir mi, der Temel. <br>           -Penum evde bir kuzi de kendumin var. <br>           <br>           <br>           <br>           <br>           BİR ŞANS DAHA VER <br>           Öğretmen Temele kafayı takmış.İlla sınıfta bırakacakmış çocuğu diye            millet dedikodu yapmış.Öğretmende halkın önünde Temeli sınav yapmaya            karar vermiş.Stadta millet toplanmış.Ve öğretmen megafonla Temele            sormuş : <br>           -Yedi kere yedi kaçtır? <br>           -Kırk tokuz demiş, Temel. <br>           Bir saniye sonra staddakiler ayağa kalkıp hep bir ağızdan : <br>           -Pi sanş taha ver, pi sanş taha ver, diye bağırmışlar. <br>           <br>           <br>           <br>           <br>           BİSİKLET <br>           Trabzonla Rize arasında bir zamanlar gümrük varmış. Temel hergün            bisiklet ve önünde bir kum torbasıyla gümrükten geçermiş. Bir gün            Gümrük Memuru bu durumdan kuşkulanmış. Temel'e : <br>           -Dur. Ne geçiriyorsun gümrükten, demiş. Temel : <br>           -Kum, demiş. Memur kum torbasına elini sokmuş karıştırmış gerçekten            sadece kum varmış torbada. Bu olaydan sonra Temel yıllarca gümrükten            bisikletle önünde kum torbası olduğu halde geçmiş. Yıllar sonra            Trabzonda bir kahvede Temelle Gümrük Memuru karşılaşmış. <br>           Gümrük Memuru : <br>           -Ula Temel artık emekli oldum sana birşey yapamam gerçekten ne            geçiriyordun gümrükten?, demiş. <br>           Temel : <br>           -Bisiklet, demiş <br>           <br>           <br>           <br>           <br>           BİZ NE DEDİK <br>           Temel bir gün hakimin karşısına çıkartılır. <br>           Hakim Temel'e sorar : <br>           -Evladim senin adın ne bakim? <br>           Temel : <br>           -Adım "Temel", fakat "Z" si yok. <br>           Hakim biran düşünür ve Temel'e dönerek der : <br>           -Evladım, "Temel"de "Z" yok ki! <br>           Temel hemen cevabı yapıştırır : <br>           -Eeeee, biz ne deduk hakim bey?<br>           <br>           <br>           <br>           <br>           BMW <br>           Temel BMW almış ve on saatte Trabzon'a varmış. Dönüşte, BMW ile geri            geleceğim karşılayın diye İstanbul'a telgraf çekmiş. Temel 40 saat            sonra varmış, merakla sebebi sorulunca : <br>           -Pu BMW'lerin ileri pes vitesi, ceride ise sadece pi vitesi var. <br>&nbsp;<br> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>30 Sep 2006 20:34:31 GMT</pubDate>
		<guid>http://alembey.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000000184396</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>Alembeyli (Özgen  Ersoy)</dc:creator>
		<title>Ordu Tarih&#231;esi</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://alembey.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000000184455</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/1/84/5000000000184455.gif" align='right' border='0'> <p>&nbsp; Tarihçilerin yaptığı araştırma ve kazılarda, Ordu ve çevresinde ilkyerleşim izlerinin M.Ö.15 bin yıllarına kadar uzandığı görülmüştür.M.Ö. 2 bin yıllarında Doğu Anadolu'nun iç kesimlerinden, Karadenizbölgesine gelen Halipler yörenin dağlık kesimlerine yerleşmişlerdir.Uzun süre bu bölgede varlıklarının sürdüren bu kavim maden işlemesanatında ileri gitmiş ve tunçtan mükemmel silahlar yapmışlardır.Yörenin özelliğine göre ahşap malzeme kullanan bu kavminkalıntılarından bugün fazla bir eser kalmamıştır. Bununla beraberEskipazar bölgesinde, Bayramlı adı verilen Eski Selçuk dönemiyerleşmesinin adı, 1398 yıllarında Halipia adı ile anılmaktadır.</p> <p>&nbsp; Yıldırım Beyazıt'ın tarihte Samsun'u ele geçirmesi ile Halipia emiriGiresun Fatihi Hacı Emirzade Süleyman Bey Osmanlı hakimiyetini kabulederek, bölgeyi Osmanlılara terk etmiştir. Ordu ili M.Ö. I. Binde Hitithakimiyeti sınırları içine girmiştir. Kotyora ise VIII. yüzyıldaMiletliler tarafından kurulmuştur. Şehrin bugünkü Bozukkale mevkiiolduğu belirtilmekte ise de, kale küçük ve XI. yüzyıllarda yapılmış birkarakoldan başka bir şey değildir. Çevrede de şehrin varlığınıkanıtlayacak Arkeolojik buluntulara rastlanılmamıştır. Muhtemelen eskiKotyora'nın yine Bayramlı civarında Delikkaya ve yöresinde bu bölgedebulunan çok sayıdaki arkeolojik verilerden anlaşılmaktadır.</p><p>&nbsp; Ordu toprakları Medler ve Perslerin yaşantısına da sahne olmuştur.M.Ö. 400 yıllarında 10 binlerin Ric'atı sırasında Ordu'nun antik şehregelişi ve meşhur Ksenefon nutuklarına sahne oluşu önemli tarihi birolaydır.</p> <p>&nbsp; Ordu ili daha sonraki devirlerde Roma ve Bizans hakimiyetine girmişve 1204-1264 yılları arasında ise Kommenus toprakları sınırları içindekalmıştır.</p><p>&nbsp; XIII. yüzyılda Selçuklu Devleti sınırları içinde yer alan Ordu, XIV. yüzyılda Osmanlı egemenliğine girmiştir.</p><p>&nbsp;&nbsp;Ordu ilçesi 1920 yıllarına kadar Trabzon vilayetine bağlı bir kazaiken, 17 Nisan 1920 tarihinde merkezi Ordu olmak üzere Canik Sancağınabağlı olan Fatsa kazası da Ordu'ya bağlanmıştır.</p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>30 Sep 2006 20:19:51 GMT</pubDate>
		<guid>http://alembey.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000000184455</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>Alembeyli (Özgen  Ersoy)</dc:creator>
		<title>&#214;zgen&apos;in D&#252;nyas&#305; (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://alembey.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001167392</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"Ozgen_in_Dunyasi" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://alembey.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001167392'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/116/7/392/1167392/10601844_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>17 Aug 2008 17:11:59 GMT</pubDate>
		<guid>http://alembey.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001167392</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>Alembeyli (Özgen  Ersoy)</dc:creator>
		<title>ORDU (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://alembey.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000055715</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"ORDU" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://alembey.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000055715'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/5/5/715/55715/186956_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>30 Sep 2006 21:51:17 GMT</pubDate>
		<guid>http://alembey.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000055715</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>Alembeyli (Özgen  Ersoy)</dc:creator>
		<title>ALEMBEY (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://alembey.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000045816</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"ALEMBEY" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://alembey.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000045816'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/4/5/816/45816/156726_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>22 Sep 2006 13:09:26 GMT</pubDate>
		<guid>http://alembey.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000045816</guid>
	</item>
	
</channel></rss>